Sadece Türkiye’de yaşanabilecek olaylar

lunaparklardaki kaydıraklar vardır hani. bir merdivenle yukarılara tırmanırsın, önüne bir sürü seçenek gelir. üstü açık olanı vardır, dümdüz iner ya da döne döne iner, salına salına iner; boru şeklinde olanı vardır, dümdüz iner ya da döne döne iner. birine biner, bağıra bağıra kayarak inersin. ne kadar yüksekteysen, o kadar iyidir. falan. filan.

dümdüz bir sokağı, yukarı ve aşağı mahalle diye ayırdığımız, aşağı mahalle ile yaşadığımız bir kavga sonucu 2 ay gibi bir süre (tam hatırlamıyorum gerçi) yaşadığımız apartmandan çıkmayıp, herhangi bir saldırıya karşı etraftaki ağaçların dallarından en iyi kırbacı kim yapacak yarışmaları düzenlediğimiz zamanlar. küçüğüz. safız. temiziz.

birgün topluca, mahalleye uzak bir yerdeki dev kaydırakların olduğu bir yere gittik. serap gibidir hala zihnimde. çöl gibi bi yerinde ortasında panayır gibi bir yer olarak hatırlıyorum orayı. mevsim kış. iğrenç ankara soğuyu var. ben de hayatımda ilk kez böyle büyük kaydıraklar görüyorum.

gittik topluca, en yukarısına tırmandık. ne kadar yüksekten kayarsan, o kadar iyidir. bu yaşıma geldim hala geçerli bu. mahalledeki en pis elemanlardan biri olan hıdır (gel götümü ısır derdik, o da ısırırdı ciddi ciddi vay be), boru şeklinde kaydıraktan kendini bıraktı. tırmandığımız yerin, o günkü yaşıma göre çok yüksek olduğunu hatırlıyorum. ondan tereddütteydik kalan mahallenin “temiz” çocukları olarak. hıdırın aşağından çıkmasını bekledik.

ve hıdır çıktı. bizden yaşça biraz daha büyüktü. çıkınca ettiği küfürleri aşağıdan duyabiliyorduk. baktığımızda üstünde bi kahverengilik olduğu dikkatimizi çekmişti. olanları anlamamız çok zaman almadı:

biri biz gelmeden önce boru şeklindeki kaydırağın ortasında durup, sıçmıştı. evet, adam sıçmış. cesurluk gösterisi olarak ilk kayan hıdır da tabiri caizse boku yalayıp geçmişti. bokun borunun ortasında mevzilenmiş olduğunu düşünürsek, hıdırın bokla uzun bir süre geçirdiğini söyleyebiliriz. zira çıktığında yüzünün gözünün, üstünün başının kahverengi -bok rengi lan işte- olması bunun en büyük kanıtlarından biriydi. alttan gülmemek için zor tutmuştuk kendimizi ama noldu olm diye bağırıp, boka girdim cevabını alınca gülmeden edemedik. dedim ya hıdır pis bi çocuktu biz gülünde dellendi bu iyice, kovalamaya başladı, merdivenlerden tırmandı filan, o tırmanınca biz üstü açık kaydıraklardan kayıp eve kaçtık.

ibretlik bir anı olarak kaldı ben de bu. o günden sonra, boru şeklinde kaydıraklardan ilk kayan ben olmadım hiç.

ekşisözlük kullanıcısı mechul muhayyil’den alıntıdır.

Bu yazı Genel Kültür kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>